Son
Nasil,neye guvenerek sectigimi hatirlamiyorum bile.
Bir anda kalemim onu isaretlemisti.
Fransizca tiyatroyu deniyim dedim. Begenmezsem cikarim.
Basta bilmiyodum,bunun bir ‘egitsel kol’dan daha ilerde, bos bir ders gibi birsey olmadigini.
Ilk sene odul alisimizi hatirliyorum. Cok gurur duymustum kendimle,arkadaslarimla. Bir grubun parcasiydim ve biz odul almistik. En iyi oyun odulu. Annemi arayip odul aldigimiz soylerken bagirarak sevincten aglamaya basladigimda anladim,ben cidden dogru bir secim yapmisim. Herkes guldu halime,bilmiyorlardi,benim aldigim ilk odul oldugunu,kendimle ilk gurur duyusum oldugunu.
Tiyatro grubunun anlayacagi sakalar,birbirinin repliklerini tamamlamalar. Resmen bir takimdik. ve hersey bitti. Demicem hayir cidden oyle klise seylere gerek yok.
Gecen sene ise sevmeden oynadigim oyunumuzda bile tum arkadaslarimin kendilerini vermesiyle baglandim ben oyuna. Konuyu anlamamistim, az rolum vardi. Bir sure sonra o bile onemli olmadi.
Yine bir odul aldik. Bu sefer aglamadim. Icimden gelmedi,istemedim aglamak.
Bu sene ise Carmen oynayacagimizi ogrendigimde heyecanlanmistim. Neyle karsilasacagimi bilmiyodum. Yeni insanlar katilmisti aramiza. Basta istemedik hicbirini,gitsinler dedik.
Gitmediler,iyi ki de gitmemisler.
Festivalde resmen elimize yuzume bulastirdik. Ama Ankara’da sahneye cikmadan onceki o uzun konusmayi bir daha asla unutamam heralde.
Herkes sarildi birbirine. En eskiler. ‘Bu son’ dediler. Gozler ister istemez doldu.
Ve kotu yaptik.
Odul aldik,iyi mi kotu mu sen karar ver. Biz hepimiz o kadar hayal kirikligina ugramistik ki.
Ama asil onemli olan seyi unutmustuk. Tam gosteri oncesi,seyircilerin sesleri kulaklarimiz tirmalarken,kalbimizin daha da hizli carpmasina neden olurken,herkes ayni seyi dusunuyordu. ‘Iyi ki burdayim.’
Sahnede herkes baskaydi. Farkli dunyalarin,farkli insanlariydi. Kulis ya bir sigara fabrikasiydi ya da kizgin boganin bekledigi yer.
Ve son oyunumuzu da bugun yaptik.
Kotu yaptik. Ama kimse anlamadi.
Icimize dokundu ne yalan soyleyeyim.
Son guzel bitmeliydi,oyle bitemedi. Sarildik.
Sonra birden Ekinsu geldi,agliyordu.
Ben asil o zaman anladim,hakikaten sondu. Bir daha olmayacakti en azindan eskilere gore.
Simdi ise aglayarak yaziyorum bunu.
Parcasi oldugu bir isin,bittiginde yasanilan boslugu tasiyorum bugun sirtimda.
Cok agir.
Belki abarttim,belki sacmaladim.
Ama suan dinledigim muzigin yardimiyla ancak bunlari yazabiliyorum.
Hepinizi cok seviyorum.
Zeynep,Basak,Piril,Pelin,Ege,Deniz,Ilayda iyi oldu ya bu sene.
Ekinsu,Dilara,Ilgin,Cisel,Aybuke,Ozan ve yine Ege seneye yoklugumuzu hissettirmeyin.
Aman Tanrim cok uzun ve sikici bir yazi oldu.
Sanki olucekmisim gibi.
J’aime un autre et je meurs en disant que je l’aime.
Bazen
Bazen sadece herkesten uzakta,bilinmeyen bir yerde olmak istiyorum. Kimsenin bilmedigi ama orda olduguma inandirdigim.
Bir ada kim bilir yada bulutlar.
Yada Italya’da kirmizi mutfakli kucuk bir ev.
Kim nerden bilecek,beni nasil sorgulayacaklar?
Gitmek kolay degil,hic degil.
Bu nedenle ben kendimi terkediyorum.
Kendimi terkedersem hem kimseyi yuz ustu birakmamis hem de baskalarina aciklama getirmek zorunda olmuyor oluyorum.
Demek istedigim ben sahneye cikiyorum.
Sahneye attigim ilk adimla, ben Eda degilim artik. Olmam gereken kisi,aylarca calistigim gerek ruyalarimda gordugum kisiyim.
Uzak bir yere mi gitmek istiyorum? Seyircilere nereye gittigimi soylesem inanacaklar bana, ben de istedigim yeri soyleyip,asla bilinmeyecek o gizemli yere kaciyorum. Kulise.
O siyah,seyircilere gorunmeye engel olan kalin perdeler arkasinda,kac kisi derin nefesler vermis,kalp carpintilarini durdurmaya calismis kim bilir. Kac kisi saklanmis o buyulu,gizemli ve aslinda sonsuz yerde.
Her insanin bir kulise ihtiyaci var aslinda.
Kacip kurtulabilecegi ve zamani geldiginde zaten o sirada cikmasi gerekiyomus gibi bir anda beliriverdigi.
Farkli insan olma zamani bazen.
Ya tecrubelerle yada seninle yasamasina izin verdigin o buyulu karakter ile.
Secim senin.
Bazen kulis goturuyor beni bazense tecrubeler.
Inanma
Siteden siteye gezinirken farkettim. Ustumde mor bir ust ve pembe bir pijama alti var,saclarim topuz,ojelerim gul kurusu. Anlayacagin tam bir ev guluyum. Bu bakimsiz halimle bu saatte,en sevdigim seylerden biri olan yatagimda muzik dinliyorum. Gercekten.
Kafanda olustum degil mi az cok? Cirkin yada guzel,sisman yada zayif,pis yada temiz.
Nerden bileceksin dogru soyledigimi peki?
Iste tam bu konuya deginicem bu aksam. Sitelerden baskalarina girerken,onume bin turlu reklam cikti. Bu reklamlar ya greencard yada salak oyun teklifleriydi. Ardindan bir tanesi beni cok guldurdu.
‘Gercekten siz secildiniz! Ipad 2 kazanma sansini yakaladiniz!’
Gercekten demis olmasiydi beni cok gulduren. O salak reklami yazan kisi inanilmayacagini anlayip,’teklifinin’ en basina ‘gercekten’ kelimesini umutla eklemis,sansini denemek icin.
Asil komik olan sey,bunu insanlarin da yapiyo olmasi.
Seni terkederler,sonra seni seviyorum derler affedersin.
Seni terkederler,sonra seni seviyorum derler affedersin.
Seni terkederler, Aa yeter! dersin, Gercekten seni seviyorum derler.
Eger gercek ortadaysa,neden onune ‘gercekten’ ekleriz?
Neden dogru soyleyip soylemedigimizi karsi tarafa birakmayiz da siki sikiya ellerimizde tutariz?
En basta neden yalan soyleriz,neden terkederiz,neden?
Terkederiz cunku sevmiyoruzdur,cunku istemiyoruzdur. Peki neden geri isteriz? Elimizde yedekte dursun diye mi?
Biz cidden bu kadar bencillestik mi?
Bu kadar egomuzun kolesi mi olduk? Bu kadar korkak,guvensiz mi olduk? Yalanci mi olduk?
Birak bunlari,seviceksen ‘gercekten’ kelimesine gerek duydurma karsindakine,seni seviyorum dediginde anlasin, hissediklerinin gercek oldugunu.
Sadece sevgide degil. Herseyde.
Gercek ortadaysa,neden gercegi desteklemek icin ek kelimelere gerek duyariz? Tek aciklamasi karsindaki ‘ek’ olarak gordugun icin olabilir mi?
Iyi dusun.
Gercekten seviyo musun yoksa seviyo musun?
When in Rome
Cok ‘cheesy’ bir filmdir bu yazimin adi. Italya’da ask cesmesinde asktan umudunu kesmis bir kadin rastgele dilek paralarini toplar ve bi sihir olur. Merak etme film anlatmaya gelmedim.
Roma’ya gittim bu tatilde. Ask Cesmesi’nin onunde guzel,cirkin,zayif,sisman,buyuk,kucuk,kadin,erkek herkes sirtini donup hizli hizli gozlerini kapayip terlemis ellerine demir kokusu birakan kucuk demir paralarini buyuk bir umutla atiyorlardi. Bunca insanin tek ortak istegi;ask.
Nasil olur,nasil gelisir hala adam gibi bilmedigimiz,’ruh esi’ olayina ‘ay yok ben oyle sacma seylere inanmam’ diyip eve tek basiniza yururken ‘var mi acaba?’ diye dusundugumuz bu ask denen sey icin toplanmisti herkes oraya. Yani aslinda ordaki guzel heykellere bakmaya gelmis az insan vardi.
Ben tabiki oraya varmadan parasini hazirlayanlardandim. En yakin arkadaslarima ve kuzenlerime de para hazirladim. Hazir batil inancli bisey buldum ya,Turklugumu gosterip sulaleye ask diledim.
Cesmeye vardik,nasil bir kalabalik… Aralardan sivisarak en asagiya ortaya indim. Hazirladigim bozuk paralara baktim. Herkes euro atiyo diye bi farkim olsun istedigimden turk lirasi attim ben cesmeye. Sanki dilegimi gerceklestiren biri varsa ‘aa turk lirasi,bundan bizde yoktu’ diycekmis gibi,bazen saf oluyorum bir hayli.
Arkadaslarim ve kuzenim icin dilek diledikten sonra,sira bana geldi.
Aynen dilegimi soyluyorum:
Uzun boylu,genis omuzlu,komik,seker,comert,sempatik,romantik,renkli gozlu,kahverengi sacli.
Buraya yazinca daha da anlamsizlasti idealimdeki erkek.
Ben eger o ask denen buyuk duyguya sinir koyuyosam,o duygunun ne onemi kalir ki?
Ben eger aski sadece yesil gozlu kahverengi saclilarda aramak istiyosam,asik olamam ki.
Insanlar ‘ay o benim tipim degil yaaa’ diyerek cok buyuk firsatlar kaciriyolar. Ayni zamanda yuzu gozu duzgun diye igrenc bir karakteri olan insanlara sans veriyolar.
Simdi bunu dedim ya,ben de fena degilim yani. Sanarsin cok guzel,ben de dis gorunuse bakmadan edemiyorum. Yasima ver,ben sana ve digerlerine oyle yapiyorum.
Kisacasi demek istedigim,sinirlandirilmis sey,aslinda yasanmamak icin vardir.
Ozgur birak,tiril tiril. ohh
Beyinlestirme
Merhaba! Bugun ben bir plankton olarak bazi insanlarin beynine girecegim. Ne demek bu diyosundur muhtemelen. Bu yazimda delicesine anlamaya calistigim ama maalesef anlamakta zorluk cektigim ve cekmeye devam edecegim insan anlayislarina sahip herhangi birinin beynine giricem. Cunku ben onlari anlamiyor,kiniyor ve gelecegimiz adina uzuluyorum. O ise mutlu ve kendinden emin adimlarla dusundugu seylere bir sebep getirmeden gelecegimizi mahvetmekle mesgul.
Beyine girmis bulunmaktayim. Etrafima bakiyorum.
Odalar karanlik,kadin yuzleri silik ve solgun.
Genc bir kiz goruyorum aglayan. Dokunmak istiyorum, ‘neyin var?’ demek istiyorum. Birden beyin ‘HAYIR ONA DOKUNAMAZSIN. ONA SORU SORAMAZSIN.’ diyor. Daha yeni girdim,tatsizlik cikarmayayim diyorum.
Bir odaya giriyorum,kimler mi var? Kim yok ki! Aziz Nesin’den tut,Muhlis Akarsu,Metin Altiok,Asim Bezirci… Odaya girdim ya,bir anda nefes almam zorlasti. Duman cekiyorum icime.
Soruyorum yil kac,neler oluyor?
Yil 93,gozgore gore yakiliyoruz diyorlar.
Bir anda itfaiyeler cekiyorlar beni kollarimdan,sen yanma onlar yansin diyorlar.
Odanin kapisi kayboluyor,yeni bir odadayim simdi. Aglayan kucuk kizlar. ‘Bizim sucumuz yoktu. Biz istememistik.’ diyorlar. Inaniyorum diyorum. Bir tanesi uykusunda bagiriyor, ‘Birak dayicigim,ne olur birak!’ En buyukleri atiliyor, ‘Nasil inaniyorsun? Biz ‘kendi rizamizla yapmadik!’ diyor, 13 yasinda bir kiz cocugu.
Sozde hakimler geliyor,ellerinde gelin cicekleri,’Kalkin hadi,evlenin de bizim de isimiz hafiflesin’ diyorlar. Kizlar aglaya aglaya cikiyorlar disari. Odada bir tek ben ve gozyaslarindan sirisiklam olmus bez bebekler kaliyor.
Bir anda bagirislar duyuyorum. ‘Vay serefsiz! Vay kitapsiz!’ Cikiyorum,sesin geldigi yere dogru kosuyorum. Etek giymis bir kadin,taslaniyor. Ellerinde kitaplar. Bir baska kiz sort giymis,yumruk atiliyor ona da. Ses cikaramiyorum. Arkami donuyorum,bicaklanan bir kadin.
Bir sure bayilmisim,neler oldu hatirlamiyorum. Kendi kusmugumda buldum kendimi. Agir geldi bunca seyi tasiyan bir beyin bana. Ardindan bir cocuk geldi benim yaslarimda,sordu: ‘Sen neden burdasin? Tas mi attin yumurta mi?’
Hic biri dedim. ‘Tek istedigim kendimi burdan atmak.’
Ben,sen,o. Herkes bir plankton.
Plankton lafin gelisi.




